TÜM KARAKTERLERE DÖN

KİŞİ DOSYASI
HAYATTA
Savaş Yılmaz
"Yılmaz"
BAĞLI OLDUĞU OLUŞUM
Uyruk:Türk
Doğum:10.10.2000
Kayıtlı Olaylar:0 olay
Görüntülenme:5
BİYOGRAFİ & KARAKTER PROFİLİ
-Los Santos Öncesi-
Savaş Yılmaz 10.10.2000 yılında Kanada'nın Toronto şehrinde dünyaya gelmiştir. Savaş 3 çocuklu bir ailenin ortanca çocuğudur, kendisinden büyük bir abisi ve küçük bir kız kardeşi vardır. Babası Türk asıllı bir uzak yol kaptanı ve annesi ise Kanadalı bir uzman aşçıdır. Böyle güzel bir ailede güzel bir çocukluk geçirir ve polis olma hayalleri kurar, ve bu hayalini gerçekleştirmek için her şeyi yapabileceğine hep inanır. Ama işler istediği gibi gitmez. Erken yaşta babasını ve annesini ardı ardına kaybından sonra Savaş kendini toparlamak ve hayallerinin peşinden koşmak ve polis akademisine katılmak amacıyla Los Santos'a taşınır.
- Los Santos'da Polislik öncesi -
Savaş Los Santos'a geldikten sonra ilk günlerde adapte olmaya çalıştı. Adapte olma sürecinde Ülgen Öztürk ile tanıştı. Kendisi gibi polis olma hayalleri kuran Ülgen Savaş'ın yakın arkadaşlarından biri olacaktı. Aynı mesleği yapmak istemesi ve yakın zamanlarda onun da şehre yeni gelmesi üzerine Ülgen ile ortak otel odası kiralamaya karar verdiler. Beraber aynı odaya çıktıktan sonra iyice yakınlaştılar ve beraber zaman geçirmeye başladılar. Polis akademisi başvuruları açıldıktan sonra ilk iş olarak otel odalarında her biri ayrı köşeye çekildi ve 8 saat süren başvurma serüvenleri başladı. Başvurular açıklandı ve ikisi de akademiye katılmaya hak kazandıklarını öğrendi. İçlerini dolduran sevinç ve coşkuyla akademinin başlamasını beklediler. Gel zaman git zaman akademi başladı, 10 gün süren uzun ve zorlu akademik sürecini başarıyla tamamlayan Savaş 250312 Rozet numarası ile stajyer polis olarak Los Santos Polis Departmanı'nda görevine başladı.
-Stajyer Polislik-
Yakın arkadaşı Ülgen ile aynı Field Training Officer (FTO) altına düştüler. İkisinin de FTO'su Kaan Bozok olmuştu. Kaan Bozok ile stajyerlik aşamasında bir çok anı biriktirdiler. Kendi FTO ekiplerinden olan Blackwood'un Bozok'a Taser atması bunlardan en çok akıllarında kalan olaylardan biri oldu. Bu sırada departmana kendileriyle aynı dönem katılan stajyerler ile iyice yakınlaşmaya başladılar. Hepsi ile araları gayet iyiydi fakat 2 isim diğerlerinden daha çok dikkat çekiyordu. Aybars Aytekin ve Tris Swan. Departman içerisinde 4 kişi olarak yakın bir arkadaşlık ilişkisi kurmuşlardı. Bu sıralarda departman içerisinde memurlara soy isimle hitap edildiğinden dolayı artık yavaş yavaş kendi isimlerinden uzaklaşıp Yılmaz, Aytekin, Öztürk ve Swan olarak anılmaya başladılar. Stajyerlik dönemi bittikten sonra mesleklerine odaklandılar.
-250312 Memur Yılmaz-
Yılmaz gerçek anlamda memurluğa adımını atmıştı. Hayatında en çok istediği, hayallerini kurduğu mesleğe an itibariyle başlamıştı. Yanında aile olarak gördüğü bir departman, ve 3 tane çok yakın arkadaşı vardı. Mesleğin ilk zamanları görece durgun ve sakin ilerledi. Yılmaz yavaş yavaş mesleğin temellerini, nerede ne tarz müdahale etmesi gerektiğini ve en önemlisi siviller ile nasıl iletişim kuracağını öğreniyordu. Çevresinde departmandaki meslektaşlarının kurduğu iletişim ilk günden itibaren Yılmaz'a doğru gelmiyordu. Akademide ve stajyerlik sürecinde öğrendiği ile bağdaştıramıyordu. Bu sebeple Yılmaz her zaman gelen emri uyguladı fakat iletişim noktasında kendine doğru geleni yapmaya çalıştı. Bunun ona kazandırdıklarını zamanla daha iyi anlayacaktı. Memurluğa başlamasının üzerinden 3 ay geçtikten sonra terfi tenzil töreni ile birlikte Memur II rütbesine terfi etti.
-Memur II Yılmaz-
Yılmaz rütbe aldıktan sonra ve onu takip eden zamanlarda gittikçe dostane ve cana yakın bir polis olmuştu. Ufak hırsızlık yapan bir suçlu ile banka soyan suçlular arasındaki farkı fark ediyordu. Onun gözünde tüm suçlular "Canavar" değildi. Sorgu odasında insanlara da buna göre davranıyordu. Bu davranış biçimi insanlar tarafından fark edilmiş olacak ki Yılmaz "Cana yakın" bir memur olarak anılıyordu. Çevresinde suçlu, suçsuz, legal, illegal herkes tarafından seviliyordu. Arkadaşları Aytekin, Öztürk ve Swan ile beraber ortak bir ev aldılar. Evin konumu onların gözünde şehrin en yüksek ve en güzel manzarası olan evi idi fakat bu evin konumunun yanında getirdiklerini daha sonradan anlayacaktı. Aynı zamanlarda arkadaşları ile ortak para biriktirerek kendilerine araba almaya çalışıyorlardı. Herkesin altına iyi kötü bir arabası vardı. Yılmaz'ın küçükken kurduğu hayaller ile gerçekler arasında ne eksik ne fazla vardı. Arkadaşlarıyla oturduğu lüks bir evi, altında arabası ve hayalini kurduğu mesleğe sahipti. Mesai çıkışında toplanıp arabalarında Manifest gurubunu şarkılarını açarak şehirde geziyorlardı. Çoğu zaman mesai çıkışlarında arkadaşlarıyla beraber Yellow Jack adlı orta kasabadaki mekana gidiyorlardı. İlk başlarda departman içerisinde bu olayın iyi karşılanmaması Tabii ki işler bu kadar toz pembe devam etmedi.
-Gerçekler ve İç dünya-
Yılmaz aslında bir noktaya kadar hayatından, mesleğinden ve yaşadığı şehirden gayet mutluydu. "Daha ne isteyebilirim bu hayattan" diye düşünüyordu. Fakat düşünceleri çok uzun sürmedi. Departman içinde yaşadığı dışlanma hissi ve gruplaşmalar düşüncelerini etkilemeye başlamıştı. Kendi gözünden tanık olduğu bir çok olay psikolojisini kötü yönde etkiliyordu. Tam bu sıralarda bir gün Yılmaz, Aytekin ve Swan evden araba ile gezmeye çıkmaya karar verdiler. Evlerinin hemen yan konumundaki ev Ares Keskin'e aitti. Bunu henüz bilmiyorlardı. Evlerinden çıkarken Ares'in onları kendi evinin çatısından izlediklerini fark ettiler. Yılmaz'ın Ares hakkında çok bir bilgisi yoktu. Tek bildiği hakkında departman içerisinde anlatılanlar ve Swan'ın Ares'in kardeşi Enes ile ilişkisi idi. Ares bu 3 kişiyi tam evden çıkarken evine davet etti. Asıl konuşma konusu Swan ve Enes arasındaki ilişki idi. Fakat konuşma ilerledikçe konu sapmaya başladı. Ares LSPD'nin yaptığı bazı "hatalardan" bahsetmeye başladı. Kendi hayatını, yaptığı işleri, daha önce hapis cezası aldığını ve buna benzer bir çok olaydan bahsetti. Departmanın tüm suçlulara aynı gözle baktığını anlattı. Yılmaz'ın düşünceleri bu düşünce ile eşleşiyordu. Bu noktadan sonra Ares'in anlattıkları Yılmaz için çok daha fazla önemli olmaya başladı. Yılmaz ve Aytekin'in fikirleri iyice değişmeye başlamıştı. Ares LSPD'nin geçmişi ve hapis cezası almış insanların aslında bazı durumlarda buna "mecbur" olduğundan bahsetti. Fakat yine de hiçkimseye güvenmemelerini tembihleyerek söylüyordu. Bu olaylardan sonra Yılmaz'ın yolu bir çok kez komşu olmalarının da getirdiklerinden dolayı Ares ile kesişti. Ares artık Yılmaz için bir abi figürüne dönüşmüştü. Ares bir çok konuda Yılmaz ve Aytekin' e yardımcı olmuştu. Ares'in "arkadaşlarım" olarak tanıttığı Se7en ekibi ile iyice yakınlaşmıştı. Feyzullah Yılmaz ve Aytekin'i melissa ile tanıştırdı. Yılmaz zaman zaman Feyzullah'ın getirdiği melissaları arkadaşlarıyla birlikte yorucu mesai günleri ardından evlerinde içiyordu. Yellow jack'e gittikleri çoğu zaman Se7en ekibi ve Ares ile zaman geçiriyorlardı. Yellow Jack zamanla Yılmaz için özel bir mekana dönüşmüştü. Orada geçirdiği zamanlar, ettiği sohbetler, edindiği arkadaşlıklar ve içtiği içkiler Yılmaz'ın hayatında her zaman özel bir yer edindi. Burada geçirdiği zamanlar insanların gözünde Yılmaz'ı düşman polis değil, tam aksine "Dostane ve arkadaş" bir polis olarak yer etmesine yardımcı olmuştu. Yılmaz zamanla psikolojisini ; Ares'in anlattıkları, Yellow Jack çatısında dinlediği hikayeler ve ev arkadaşlarıyla aralarında konuştuğu konular ile şekillendirdi. Polislik aslında Yılmaz için doğru meslek değil miydi? Yoksa sorun meslekte değil bulunduğu şehirde polis olması mıydı?
-İstifa?-
Yılmaz departman içinden arkadaşlarıyla eğlendiği, müzik eşliğinde dans ettiği bir gün Aytekin'den gelen bir aramayı cevapladı ve cevaplamasıyla içinde bulunduğu eğlenceli ortamdan kopması bir oldu. Aytekin'in anlattığına göre Swan tehidit ediliyor, Grapeseed'de bulunan evinde saklanıyor ve arkadaşlarından yardım istiyordu. Yılmaz ve Aytekin en yakın arkadaşı olarak gördüğü Swan'dan gelen bu yardım isteğini tabii ki geri çevirmedi. Grapeseed'de bulunan eve gittiler ve o gece Swan ile uzun uzun konuştular. Bu olayın üzerinden çok geçmeden Swan'ı tehdit eden motorcu ekibinin lideri Simon Turner hastaneye düştü. Yılmaz ve Aytekin o gece geç saatte mesaiye tekrardan girdi. Mesai esnasında hastane kapısında nöbet tutuyorlardı. Bu sırada Yılmaz ve Aytekin, Çavuş Williams ve Şef Acun Dönmez tarafından Queen aracına çağrıldı. Bu araçta bodycamlerin ve GPS'lerin kapatılması gerektiği söylendi. Buna anlam verememişlerdi. Bodycam ve gps kapatılması ardından Aytekin ve Yılmaz bir dağa doğru götürüldü, dağın en tepesinde duruldu. Burada Çavuşu ve şefi tarafından "Sizi silerim, mesleğiniz biter. Bize neden gelmiyorsunuz? Swan'ı tek başına mı koruyacaksınız? Bu adam tehdit ediyordu neden gelmediniz?" gibi tehditler ve konuşmalar yapıldı. Bu olay Yılmaz'ı derinden etkilemişti. Zaten departman hakkında duyduklarından sonra aklında belirli fikirler oluşmuştu. Fakat bu olay o fikirlerin sabitlenmesine ve Yılmaz'ın departmandan kopuşunun gerçek anlamda başlamasına yol açtı. Üst kıdem 2 polisin kendilerinden alt kıdem olan 2 polisi "Dağa kaldırması" ve "Tehdit " etmeleri Yılmaz için hiç doğru değildi ve içi içini yiyordu. Mesai sonrası eve döndükten sonra Aytekin'e istifa edeceğini, bu olayların doğru olmadığını ve düzenin yozlaşmış olduğunu söyledi. Aytekin Yılmaz'ı sakinleştirdi ve istifa etmemesi için ikna etti. Bunlar yaşanırken Swan ise Ares ile tartışmıştı. Swan hayatından endişe ediyordu. Yılmaz, Aytekin ve Öztürk Swan'ı korumaya çalışıyor ve ona zarar gelmemesi adına uğraşıyordu. Swan'ın mental durumu da çok iyi değildi, en yakın dostları Öztürk, Yılmaz ve Aytekin yanında olmaya çalışıyordu. Öztürk her zaman en doğru tavsiyeleri veren kişiydi. Öztürk bu dostluğun babası gibiydi. Birçok noktada Swan'a, Yılmaz'a ve Aytekin'e büyük yardımlarda bulunmuştu. Öztürk'ün yeri Yılmaz'da her zaman çok ayrı idi. Hayallerini Öztürk ile beraber kurmuş, polisliğe ilk Öztürk ile beraber adım atmıştı. Öztürk'ün verdiği tavsiyeler her zaman Yılmaz'ın içinde büyük yer ediniyordu.
-Çöküş-
Yılmaz tüm bu olaylara rağmen mesleğini en iyi şekilde icra etmeye çalışıyordu. Hiçbir olaydan, hiçbir rapordan kaçınmıyordu. Hala suçlulara olması gerektiği gibi müdahale ediyor ve iletişim kuruyordu. Fakat artık departman içerisindeki rütbe savaşları, dışlanmalar, ufak olayların dahi şikayet edilmesi ve departman içi bozunmalara birincil gözden şahit olması Yılmaz'ın içerisinde kalan son bağı da koparmaya yetmişti. Yılmaz artık istifa etmek istemiyordu. Polisliğin onun için doğru meslek olduğundan emindi. Yılmaz tayin olmak istiyordu. Yanlış olan şeyin mesleği değil bulunduğu şehir ve departman olduğuna karar vermişti. Bu kararını arkadaşlarıyla paylaştı. Swan ve Aytekin bu karara katılarak kendilerinin de tayin isteyeceklerini anlattılar. Öztürk biraz daha dayanıp burada biraz daha zaman geçireceğini, olmaz ise onunda tayinini isteyeceğini söyledi. Yılmaz ve Aytekin Departman üst kıdem ile konuşarak şehirden tayinini aldırttılar. Swan ise ikiliden biraz önce tayinini başka bir yere aldırttı. Tayinin hemen öncesinde son günlerini tanıdıkları herkesle vedalaşarak geçirdiler. Şehirdeki bir çok insan Yılmaz'ı, Aytekin'i, Öztürk'ü çok sevdiklerini ve gitmemeleri gerektiğini anlattı. Yılmaz tüm bunları arkasında bırakarak şehire veda etti.
-Son-
Los Santos'tan Savaş Yılmaz adında, mesleğine bağlı, en iyi şekilde icra etmeye çalışan, kimseye haksızlık uygulanmadığından emin olan, insanları seven, cana yakın bir adam geçti. Dürüst ve sevdiği insanlar için elinden gelen her şeyi yapardı. Şehir genelinde "En anlayışlı polis" olarak biliniliyordu ve böyle anılmaya devam etti. Aytekin ile beraber Liberty City'de görevlerini yapmaya devam ediyorlar.
KİŞİSEL KRONOLOJİ // ZAMAN ÇİZELGESİ
Rol Geçmişi & Katıldığı Olaylar (0)
Bu karakterin doğrudan iliştirildiği bir olay henüz bulunmuyor.
