TÜM KARAKTERLERE DÖN

KİŞİ DOSYASI
HAYATTA
Miles Ramirez
BAĞLI OLDUĞU OLUŞUM
Uyruk:Amerikan
Doğum:14.03.2001
Kayıtlı Olaylar:0 olay
Görüntülenme:2
BİYOGRAFİ & KARAKTER PROFİLİ
Yalnızca iki el atış sesi…. Miles üzerine sıçrayan kanlarla kendine gelmişti. Hiçbir şey düşünmüyor gözlerini kırpmadan yerdeki cesede bakıyordu. Üzerindeki kanlara yalnızca bakınmakla yetindi. Etraf polisler tarafından çok hızlı bir şekilde çevrilmişti. Son kez cesede baktı ve kendini dizelerinin üzerine bıraktı….
Miles dan Öncesi
Ramirez çifti Florida’nın Gainsville şehrinde yaşıysan ve kendi hallerinde yaşan bir çiftti. Tanışıklıkları Lise dönemlerine dayanıyordu ve o günden beri mutlu bir hayatları vardı. Bir Temmuz akşamı bir çocukları olacağını öğrendiklerinde hayatlarının dahada iyiye gideceklerini düşünmüşlerdi. Kader ağlarını henüz Miles doğmadan örmüştü, Liam ve Sophia evlendiklerinden yalnızca bir yıl sonra bir çocukları olacağının sevincini yaşıyorlardı aslında.
Mutluluk mu?
Tarihler 14 Mart 2001 tarihini gösterdiğinde yağmurlu bir bahar akşamında Miles dünyaya gözlerini açmıştı. Liam sıradan bir beyaz yakalı, Sophia ise bir ev hanımıydı. Miles dünyaya geldiğinde babası çok mutluydu çünkü oğlunu dostu olmuş olarak görüyordu. Ramirez ailesi için Miles’ın doğumundan sonra hayat çok iyi ve mutlu gidiyordu aslında. Yıllar bu mutluluğu yaşayarak birbirini kovaladı. Aslında çok da kovaladı denilemez Miles henüz 3 yaşına gelmişti ve kader karanlık tarafını göstermeye başlayacaktı.
Ramirez ailesi Miles’ın doğum gününü küçük bir restoranda kutlamak için gitmişlerdi. Bu esnada restoran çok kalabalık değildi ve içeriye yüzü maskeli birkaç adam girdi. Sophia hemen Miles’ı masanın altına saklamıştı. İçeri giren adamların tek derdi aslında restoranın kasasındaki birkaç yüz dolardı. Ama istenmeyen bir durum yaşandı ve Liam soyguncular tarafından vuruldu. Sophia, Liamın yere düştüğünü görünce Liam’a doğru koştu ve o da vuruldu. Miles olduğu yerden annesinin ve babasının yere düşen cansız bedenlerini görmüş ve cesetlerine bakarak dona kalmıştı, şok geçiriyordu. Soyguncular gittikten sonra restoran sahibi polisi çağırdı ve olay yerine polis ve ambulans geldi. Miles şoka girmiş bir şekilde hastaneye kaldırıldı. Birkaç gün hastanede kaldıktan sonra, yetimhaneye yerleştirilmek üzere hastaneden çıkartıldı.
Yeni Hayat düzeni
Miles için daha travmatik ve kötü bir hayat başlamış bulunuyordu. Doğum gününde yaşadığı olayları kolay kolay atlatabileceğe benzemiyordu da. Henüz 3 yaşındaydı ve yaşadığı şeyler kolay şeyler değildi. Miles her geçen gün daha çok içine kapandı ve yalnızlaşmaya başladı. Bu yalnızlaşması onun için hiç iyi bir durum değildi. Yalnızlaştıkça hırçınlaşmaya, hırçınlaştıkça yalnızlaşmaya başlamıştı. Yetimhanede dost edinmek için sakinliğini koruması gerektiğinin hiç farkında değildi aslında. İlk günleri beklediğinden daha kötü geçiyordu. Hiç kimseyle konuşamıyor, insanlarla iletişime geçmek istemiyordu. Daha bu yaşlarında arabalara merakı başlamıştı. Yalnız kaldığı süreçlerde araçlarla ilgili şeyler araştırıyordu.
Aradan 2 yıl geçtikten sonra Miles’ın yetimhanede yaşadıkları çok da hoş şeyler değildi yalnızca 3 arkadaşı vardı ve onun dışında akran zorbalığına uğruyor, bazen bakıcılar tarafından darp ediliyordu çok temiz şartlarda da yaşamıyorlardı yetimhanede. Arkadaşlarının isimleri Thiago, Luca ve Ethandı. Sadece bu üç arkadaşıyla vakit geçiriyor oyun oynuyordu. Onlar dışında diğer çocuklar ile tartışıyor, kavga ediyordu. Miles’ın hırçınlığı ve yalnızlık durumu bu geçen 2 yılda hiç geçmemiş aksine hep daha kötü gitmeye devam etmişti. Arkadaşları vardı ama olabildiğince her fırsatta yalnız kalmaya çabalardı.
İlk Okul Dönemi ve Gençlik Çağları
Okula başladığında da Miles’ın durumu çok farklı değildi, sınıfındaki çocukların çoğu tarafından dışlanıyordu çünkü çok hırçın bir çocuktu ve iletişim kurmaktan çok hoşlanmıyordu. Yetimhaneden yakın arkadaşları da kendisiyle aynı sınıfta olmadığı için okulda Miles için hayat daha da zordu aslında kendini daha çok yalnız hissetmeye başlamıştı. Miles genelde kendini derslerine verir ve günlerini okulda bu şekilde geçirirdi, okul dışında ise yine yakın arkadaşları ile takılırdı, boş vakitlerinde daha çok küçükken merak saldığı araçlar üzerine araştırmalar yaparak kendini geliştirmeye çalışıyordu.
Miles 11 yaşına geldiğinde arkadaşları Thiago, Luca ve Ethan ile okul çıkışında normal bir gün gibi yetimhaneye dönüyorlardı ama kimse bu dörtlünün son beraber anları olduğunu bilmiyordu, karşıdan karşıya geçerken Ethan’ın ayakkabılarını bağlaması için bir süre durmasından dolayı geride kaldı ve koşarak arkadaşlarına yetişmeye çalıştı, bu esnada fark sağına soluna bakmadan yola atlamıştı ve Ethan’a hızla gelen bir araç çarptı. Çarpan araç hızlıca olay yerinden kaçtı ve kalan üçlü etraftan geçen insanların yardımları sayesinde hızlı bir şekilde ambulans çağırarak Ethan’ı hastaneye kaldırdılar. Ancak Ethan için hayatının son günüydü. Bu ölüm Miles’ı biraz daha yıkmıştı. Kalan üç arkadaş bir söz verdiler ve hayatlarının kalan kısmında hep beraber olacaklardı.
Miles 13 yaşına geldiğinde sınıfındaki Emily isminde kız ondan hoşlanamaya başlamıştı. Miles bu durumdan habersizdi çünkü hep yalnız takılır ve içine kapanık birisiydi. Emily bir şekilde Miles ile takılmaya başlamıştı ve Miles fark etmeden de olsa yalnızlığını bir şekilde aşmıştı ve bu durum hırçınlığını dizginliyordu. Miles okuldayken artık Emily ile takılıyor ve vakit geçiriyordu. Aradan bir yıl gibi bir süre geçmişti, Emily ve Miles çok iyi anlaşıyorlar ve vakit geçiriyorlardı. Ancak bir gün okula Emily gelmemişti, Miles bütün gün onu beklemişti aslında çünkü okulda takılabileceği hiç kimse yoktu, ancak öğretmenlerinden bir tanesinden öğrendiği bilgiyle Emily ve ailesinin Florida dan taşındığını öğrenmişti. Thiago ve Miles’ın habersiz olduğu bir durum vardı, Luca uyuşturucu kullanmaya başlamış ve bağımlı olmuştu, bu durumdan habersizlerdi. Luca hiçbir şekilde belli etmiyordu. Luca bir şekilde uyuşturucuya ulaşıyordu ve kullanıyordu. Miles’ın günü kötü geçtiği yetmiyormuş gibi Luca uyuşturucudan dolayı hastanelik olmuştu ve aşırı dozdan dolayı hayatını kaybetmişti. Miles için bir yıkım daha gelmişti aslında daha çok yalnızlaşacak ve daha çok hırçınlaşacaktı bu olaydan sonra. Artık Thiago dışında hiç kimsesi kalmamıştı. Önce ailesi sonra Ethan, Emily ve Luca onu terk edip gitmişler gibi düşünüyordu. Thiagoyla bir söz verdiler ve asla ayrılmayacaklardı ne olursa olsun ömürlerinin sonuna kadar beraber kalacaklardı.
Yetimhane Hayatının Bitişi
Miles ve Thiago artık 18 yaşına gelmişti ve yetimhaneden ayrılma vakitleri gelip çatmıştı. Yıllardır aynı yetimhanede yaşadıkları için etraftaki mahalleliler tarafından sevilen çocuklardı ve malledekiler ikisine sahip çıkarak kalacak yer ve iş ayarlamışlardı. Thiago ve Milas bir tamirhanede işe girmiş araç tamir ederek para kazanıyorlardı. İki dost beraber bir evde kalıyorlar ve güç bela geçinmeye çalışıyorlardı. İki dostta araçlara çok meraklı bir gençti ve hayali hep spor ve güzel bir araca binmekti. Thiago çalıştığı tamirhanede tanıştığı tekin olmayan insanlar iş yapmayı kabul etmişti. Geceleri insanların araçlarını çalıyor ve onlardan söküp para eden parçalarla para kazanıyordu. Miles için eve gelen bu fazla paranın altını eşeleme vakti gelmişti çünkü Thiago her zamankinden fazla para ile geliyordu. Thiago bir gün Miles’ı karşısına alıp olan bitenleri ve kazandığı paralardan bahsetti. Miles bir an aklı çelinse de düşünmek istediğini ve birkaç güne karar vereceğini söyledi.
Son Darbe ve Santos
Miles günlerdir Thiago’nun sunduğu fikri düşünüyor ama bir türlü kabullenemiyordu. Nasılda böyle bir yola düşerdi arkadaşı onu bir şekilde belki de çekip çıkartmalıydı ya da arkadaşıyla beraber olmalıydı sonuçta çok iyi para kazanıyordu. Bu düşünceler arasında bir gün bir restoranda Thiago ile laflamaya başladılar. Thiago yaptığı işlerden dolayı artık başının belada olduğunu ve Los santosa iki bilet aldığını oraya gitmeleri gerektiğini söyledi. Orda biriktirdikleri parayla temiz ve düzgün bir hayat kurabileceklerinden bahsediyordu. Bu esnada dükkâna maskeli iki soyguncu girdi, asıl amaçları para olsa da Thiagoyu gördüklerinde bir tanesi direkt olarak silah Thiagoya çevirdi. Bağırarak önceki gece aracını çalmanın bir hata olduğunu söyledi.
Yalnızca iki el atış sesi…. Miles üzerine sıçrayan kanlarla kendine gelmişti. Hiçbir şey düşünmüyor gözlerini kırpmadan yerdeki cesede bakıyordu. Üzerindeki kanlara yalnızca bakınmakla yetindi. Etraf polisler tarafından çok hızlı bir şekilde çevrilmişti. Son kez cesede baktı ve kendini dizelerinin üzerine bıraktı…. Miles’ın geçmişten gelen bir travması olduğu için şoka girdi ve olduğu yerde kaldı. Maskeli şahıslar ise polisler tarafından etkisiz hale getirildiler.
Miles kalan son dostuna son vazifesini yerine getirdikten sonra artık Florida da yaşamak istemediğine karar verdi. Thiagonun söylediklerini hatırladı Santosa yerleşebileceğine karar verdi. Thiago’nun üzerinden çıkan Los Santos biletleri ile yola koyuldu.
Miles şehre geldiğinde Curtis adında siyahi bir Japon ile tanışır. Miles ve Curtis, ortak zevkleri sayesinde kısa sürede ayrılmaz bir ikili hâline gelirler. Curtis, mekanikte işe başlamadan önce Edward ve Afşin adında iki adamla tanışır ve zamanla bu ikiliyi Miles ile de tanıştırır.
Curtis mekanikte işe başladıktan sonra Afşin ve Edward, Miles'a sahip çıkmaya başlarlar. Miles da bu ikili için maden yaparak para kazanmaya başlar. Bir gün Afşin ile poligonun önüne geldiklerinde Miles'ın geçmişten gelen travmaları tetiklenir. Silah seslerini duymasıyla birlikte krize girer ve olduğu yerde kitlenir. Afşin, Miles'ı hastaneye götürür ve burada Miles'ın bir travması olduğu öğrenilir.
Bu olaydan sonra Afşin ve Edward, Miles'ı asla yalnız bırakmazlar. Ancak bir süre sonra Edward, hayalleri için Londra'ya dönmeye karar verir ve Afşin de onunla gitmeye karar verir. Tedavi süreci neredeyse tamamlanmış olan Miles, kendisine sahip çıkan insanların da gitmesiyle birlikte yeniden çökmeye başlar.
Bu sırada Afşin ve Edward, Miles'tan ailemiz olarak gördükleri KAOS ekibine sahip çıkmasını isterler. Aynı şekilde KAOS ekibinden de Miles'a sahip çıkmalarını rica ederler. Miles, Afşin ve Edward'a olan vefa borcunu ödemek ve onların emanetine sahip çıkmak için bu teklifi kabul eder.
Bu dönemde KAOS ekip liderlerinden Cem askerde olduğu için Miles, Ferit ile takılmaya başlar. Edwin ve Yankı da ortalıkta çok fazla görülmeyip sık sık şehir dışına gidip geldikleri için Miles, ekip için elinden geldiğince çabalamaya karar verir. Ekip içerisinden en yakın bağ kurduğu kişi ise Diego olur. Miles ve Diego, ekibe girmeden önce de birbirlerini tanıdıkları için kısa sürede çok yakın dost hâline gelirler.
Cem'in askerden dönmesiyle beraber ekip güç kazanmaya başlar. Ekip, güçlendikçe kendilerine bir amaç edinmeye çalışır. Geçmişten gelen bilgiler doğrultusunda ekip liderlerinden Melisa, üretim fabrikasına saldırmaya karar verir. Ekip bütün hazırlıklarını tamamlayarak fabrikaya saldırır ancak savaşı kaybeder.
Fabrika savaşı sonrasında ekip, fabrikayı elinde bulunduran TCF ile ters düşer ve şehir içerisinde büyük bir savaşa sürüklenir. Bu savaş sırasında ekipçe ağır bir mağlubiyet alırlar. Mağlubiyetin ardından TCF ile konuşarak savaştan çekilir ve şehirde bir süre daha sakin bir hayat sürmeye başlarlar.
Bu sırada Diego, ailevi sebeplerden dolayı ülkesine geri dönmek zorunda kalır. Miles ise Diego'nun da gitmesiyle birlikte kendisini yeniden yalnız hissetmeye başlar. Ancak bu yalnızlık çok uzun sürmez. Çünkü savaş döneminde yapılan hatalar vardır ve bu hataların bedellerinin ödenmesi gerekmektedir.
Bu bedellerden biri olarak Miles, Ferit ile baş başa camlı otoparkta konuşur. Konuşmanın ardından kendi yüzünün sağ tarafına, dudağından başlayıp kulağına kadar uzanan bir kesik atar.
Bu olaydan sonra Ferit, Asel, Ateş ve Miles'ı tam anlamıyla bir ceza vermek amacıyla kasaba tarafına götürür. Olay sırasında Cem, Ferit ve Yankı da oradadır. Ferit, Asel, Ateş ve Miles'a ortak bir karar alarak içlerinden birini vurmalarını ister.
Üçlü, ortak bir karar alarak bir kişinin yaptığı hatanın diğerlerinin de hatası olduğuna karar verir ve kimsenin birbirine ateş etmeyeceğini söyler. Bu kararı beğenen ekip liderleri, Yankı'ya havaya birkaç el ateş ettirir ve ardından silahı, eldiveni olmayan Ateş'in eline verirler. Daha sonra polisin geleceğini ve nasıl halledeceklerini kendilerinin düşünmesi gerektiğini söyleyerek olay yerinden ayrılırlar.
Ancak polis olay yerine gelmez. Bunun üzerine ekip, silahla birlikte yürüyerek şehre geri döner. O gün, Ateş, Asel ve Miles için birbirlerine daha da bağlandıkları ve aralarındaki bağın güçlendiği bir gün olur. Miles'ın uzun süredir hissettiği yalnızlık da bu olayla birlikte sona ermeye başlar. Artık kendisini yalnız hissetmemekte, yanında onu anlayan ve sahip çıkan insanların olduğunu bilmektedir.
O günden sonra ekip bir süre daha sakin bir hayat sürmeye başlar.
Ta ki bir gün bir kadın gelip Cem'e bir mektup verene kadar.
Mektupta bir konum vardır ve iki gün sonra bütün ekibin orada olması istenmektedir. İki günün ardından ekip belirtilen bölgeye gider. Bölgede bir çanta bulurlar ve çantanın içerisinde yeni bir mektup vardır. Bu mektupta ise başka bir konum yazmaktadır.
Ekip, yeni mektupta belirtilen konuma gider. Burada V adında bir adamın videosu oynatılmaya başlar. V, şehirde yapılan işlerden memnun olmadığını söyleyerek çeşitli şeyler anlatır.
Bunun üzerine bütün ekip eve kapanır ve yaşadıklarını, yaptıklarını ve bundan sonra ne yapmaları gerektiğini sorgulamaya başlar. Bu sırada Silah Fabrikası'nın ve Melisa Üretim Fabrikası'nın patladığını öğrenirler. Ayrıca aynı mektupların birkaç farklı ekibe daha gönderildiğini öğrenirler.
Birkaç gün daha sakin geçtikten sonra Mülayim, Cem'e ulaşır. Cem ve Miles, Mülayim'in yanına giderek olayın ne olduğunu öğrenirler. Kendilerine bir soygun yapılacağı ve her ekipten yalnızca bir kişinin bu soyguna katılacağı söylenir.
Ekip içerisinde yapılan değerlendirme sonucunda Ateş'in hâlâ kendisine güvenmediğine ve kendisini kanıtlama ihtiyacı olduğuna karar verilir. Bu nedenle soyguna ekip adına Ateş'in katılmasına karar verirler.
Miles ise soygun günü Ateş'i ne pahasına olursa olsun korumaya ant içer. Ateş soygundan sağ salim çıkana kadar onu kollamaya, gerekirse polisle çatışmaya bile girmeye kararlıdır.
Soygun sırasında Miles verdiği sözü tutar ve Ateş'in güvenli bir şekilde çıkmasını sağlar. Ateş soygundan sağ salim çıkar.
Soygunun ardından ekip iki gün boyunca eve kapanarak ortalığın sakinleşmesini bekler. Her şeyin biraz durulmasının ardından ekip, ellerindeki bütün mal varlıklarını satarak Miami'ye gitmeye karar verir.
Miles, Diego'yu da yanında götürmeye karar verir. Bunun üzerine ekipten ayrılarak Diego'nun yanına gider ve ardından birlikte Miami'ye geçer.
KİŞİSEL KRONOLOJİ // ZAMAN ÇİZELGESİ
Rol Geçmişi & Katıldığı Olaylar (0)
Bu karakterin doğrudan iliştirildiği bir olay henüz bulunmuyor.
